Suudi Arda, tarihsel olarak cesaret ve yiğitlik değerleriyle bağlantılı köklü bir kültürel mirastır. Zamanla ulusal kimliğin en belirgin sembollerinden biri haline gelen Arda, ulusal ve toplumsal kutlamalarda vatana duyulan gurur ve aidiyetin bir ifadesi olarak öne çıkıyor.

Suudi Basın Ajansı’nın (SPA) aktardığına göre Arda, kurucu Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud döneminden itibaren kamusal etkinliklerde kalıcı bir yer edindi. Kral Abdulaziz, Arda’nın düzenlenmesine önem veriyor ve halkıyla birlikte gösterilere katılıyordu; böylece gelenek, Suudi devletinin tarihi ve kuruluş süreciyle özdeşleşti.

Kral Abdulaziz Araştırma ve Arşiv Vakfı (Dara), bu dönemde Arda’nın yerini gösteren çeşitli tarihi belgeleri kayıt altına aldı. Bunlar arasında 1349 Hicri yılında Ramazan Bayramı’nın ikinci günü Mekke’deki kraliyet sarayının önünde düzenlenen Arda da bulunuyor. Halk sarayın önünde toplanmış, şiirler okunmuş, davullar çalınmış ve kılıçlar havaya kaldırılmıştı.

SPA’nın İngilizce metnine göre tarihçi el-Kazımi anılarında, 5 Şaban 1357 Hicri (1938) tarihinde Kral Abdulaziz’in yerinden kalkıp kılıcını çektiğini ve halkıyla birlikte Arda’ya katıldığını aktarıyor.

Arda yalnızca bu vesilelerle sınırlı kalmadı; prenslerin katıldığı ve halkın izlediği resmi kutlamalarda da yer aldı. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu gelenek bugün de Suudi Ulusal Günü kutlamalarının başında geliyor ve tarihi, günümüzün kazanımlarıyla buluşturuyor.