Mekke'deki Mescid-i Haram'da hacıların gözleri ilk kez Kâbe-i Muazzama'ya değdiğinde yaşanan duygusal sahneler her gün tekrarlanıyor. O anda sessizlik hâkim oluyor, gözyaşları dualara karışıyor; bu tablo, Beytullah'ın farklı ülkelerden gelenlerin gönüllerinde bıraktığı derin manevi izi gözler önüne seriyor.

Suudi Basın Ajansı (SPA) bu anları kayda aldı. Birçok hacının huşu ve huzur içinde uzun süre olduğu yerde kaldığı, ellerini duaya kaldırdığı ve gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Hacılar o anı hayatlarının en büyük anlarından biri olarak tanımladı. Türkiye'den gelen bir hacı, «Kâbe hakkında okuduğumuz her şey, onu gerçekte görünce bambaşka göründü» dedi. Endonezyalı bir hacı ise «Kalp, gözden önce Kâbe'ye ulaştı» ifadesini kullandı. Afrikalı bir kadın hacı ise yalnızca ağlayıp tefekkür ederek şükran ve huşusunu dile getirdi.

Milliyetler ve diller farklı olsa da duygular birbirine çok yakın; gözyaşı, sessizlik ve fısıltıyla yapılan dualar milyonlarca insanın ortak dili hâline geliyor. Kimi Kâbe'yi görür görmez ellerini kaldırıyor, kimi sessizce tefekküre dalıyor, kimi de alçak sesle dua ve zikir ediyor.

Bu sahneler, Suudi Arabistan'ın Mescid-i Haram'da manevi bir atmosfer oluşturma ve hacıların ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlama çabalarını da yansıtıyor. Kâbe'yi ilk görme anı, hacıların hafızasında en kalıcı hatıralardan biri olarak kalıyor.